25 Ağustos 2010 Çarşamba

İncikcik boncukçuk içi dolu köftecikcik nedir?

                                              (Koyduğum resim çok büyük... Onur duydum...)

Evet, yine ben yine bir başka terimlerin açılımı seramonisiyle beraberiz *-* Nedir bu "İncikcik Boncukçuk İçi Dolu Köftecikcik"? Bugün bunu işleyeceğiz.
"İncikcik Boncukçuk İçi Dolu Köftecikcik", yine ablam Tenshi kırması, çakma melek kökenli olmakla birlikte "İncik, boncuk, içi dolu turşucuk? Nediiiiir?" adlı bilmeceden esinlenen yegane lakaplarımdan biridir. *-* "Böyle lakap mı olur lan?" dediğinizi duyabiliyorum T.T Bananee banane ben koymadım ki bu lakabı kendime T.T Gidin o Tenshi kırması, çakma melek veya melek yüzlü şeytan Jen-chuu'ya bağırın T.T İlk duyduğumda bende öyle dediydim size hak veriyorum aslında o.o Tamam tamam istediğiniz kadar bağırabilirsiniz bana o.o İstediğiniz bir lakapla da hitap edebilirsiniz =P "İncikcik Boncukçuk İçi Dolu Köftecikcik" diye bir lakabım var sonuçta o.o Bu lakaptan sonra hiç bir lakap bu kadar söylemesi zor gelemez zaten XD Kaldırabilirim yani U.U'

-Neyse bitsin mi artııığğk?
-Hayıııır!
-OMG O.O

İNCİKCİK!!
BONCUKCUK!!
İÇİ DOLUU
KÖFTECİKCİİK~

Tamam bitti =_=

14 Ağustos 2010 Cumartesi

Madame Red-do ~

Kuroshitsuji'de sevdiğim kararkterlerden biridir Madam Red. Öldüğünde bayağı üzülmüştüm. Geçen gün Kuroshitsuji cosplaylerine bakıyordum, bunları görünce "Waoooevvv O_o" oldum resmen. Pek güzel yapamıyorlar cosplayini. Ama ben bunu beğendim. Şimdi o resimler *-*


10. resim tuhafıma gitti. Normalde kadın oturmuş yukarıdan çekilmiş. Ama ilk baktığımda bana, kadın amuda kalkmış gibi göründü XD En başarılı fotoğraf ise 8. *-*

Bu kadar <.< Yapan kişi çok profesyonel değil sanırım. İlk defa görüyorum cosplaylerini çünkü <.<

Kagamine Len - Rin *-* Yaaayy!


Son bir kaç gündür Vocaloid ve Kagamine'lere acayip takmış bulunuyorum!

Görünüşlerinden tut sesine kadar herşeyleriyle mükemmeller... Rin cosplayini yapacağım! -konu yine cosplaye geldi-

Herneyse Vocaloid'in belkide 500 üzerinde şarkısı var bunu biliyorum ama umutsuz bir şekilde bütün şarkılarını dinleyeceğimi düşünüyorum. Doğru ya, hepsini dinleyemem hayatta. Hepsinin ortalama 4 dakika olduğunu düşünürsek, 500 şarkıdan 2000 dakika eder ve buda ortalama 33 saat eder. -1 günden fazla çöğğş O.o- Ama kendimi kandırıp güzel hayaller kurabilirim -mantıklı-, -hayır, değil-, -susun, saçmalık bu!-

Şuanda dinleyip tiryakisi olduğum 3 şarkıları var xD Onlar;

-Kagamine Len - Servant Of Evil
-Kagamine Rin - Daughter Of Evil
-Kagamine Len - Love Is War

Neyse, selametle *-*

12 Ağustos 2010 Perşembe

Kagamine Rin yapacağım!

Bugünden itibaren öncelikli hedefim Kagamine Rin!!!

Basit veya çirkin bile olsa bir Rin kostümü yapacağım. Kostümü iyice inceledim ve yapabileceğimi düşünüyorum. İşte resim;























Tacını hemen şimdi yapmaya başlıyorum zaten. Yazıyı yazayım, sonra. O üstündeki kıyafet için beyaz bir sıfırkol alacağım. Beyaz sıfırkolluya fuku görünümü kazandıran o şeyi annemle birlikte yapacağız. Altı için siyah bir şort alacağım. Kemeri elimle yapacağım, kolay zaten. Tozlukları ve kolluklarıda öyle. Peruk işini hiç sorun etmiyorum, oda kolay çünkü.

Yapacağım işte, bekleyin ve görüünn ~ !!

Not: Kıyafet ilkinde kötü görünebilir. Normaldir çünkü yaptığım ilk kostüm olacak. Zamanla geliştireceğim zaten.

Linkin Park - Breaking The Habit

Bilen bilir benim Linkin Park çılgınlığımı xD Her şarkısını severim ama "Breaking The Habit" şarkısına bir başka takıldım *-* -Tabi klibi yüzünden de olabilir, animemsi bir şey- Gogıl amacadaki hiçbir çeviriyi beğenmedim, bende Dream-chan'dan rica ediverdim, beni kırmadı sağolsun çevirdi *-* Çevirisinide beğendim, bu konuda yetenekli gerçekten :3 Buyrunuz çeviriyi *sns

Önce ingilizcesi u.u
Memories consume
Like opening the wound
I’m picking me apart again
You all assume
I’m safe here in my room
(unless I try to start again)

I don’t want to be the one
The battles always choose
‘Cause inside I realize
That I’m the one confused

I don’t know what’s worth fighting for
Or why I have to scream
I don’t know why I instigate
And say what I don’t mean
I don’t know how I got this way
I know it’s not alright
So I’m
Breaking the habit
Tonight

Clutching my cure
I tightly lock the door
I try to catch my breath again
I hurt much more
Than anytime before
I had no options left again

I’ll paint it on the walls
‘Cause I’m the one at fault
I’ll never fight again
And this is how it ends

I don’t know what’s worth fighting for
Or why I have to scream
But now I have some clarity
To show you what I mean
I don’t know how I got this
I’ll never be alright
So I’m
Breaking the habit
Breaking the habit
Tonight ...


Şimdi Dream-chan'ın çevirisi u.u
Hatıralarım tükeniyor
Yara açar gibi
Kendimi yeniden topluyorum

Sanıyorsunuz ki burda
Odamda güvendeyim
Yeniden başlamayı denemek dışında

Savaşın her zaman arzu ettiği gibi
Yalnız olmak istemiyorum
Çünkü farkettim ki
Kafası karışık olan benim

Neyin uğrunda savaşmaya değeceğini bilmiyorum
Ya da neden çığlık atmak zorunda olduğumu
Neden kışkırttığımı bılmiyorum
Ve neden kast etmediğim şeyler söylediğimi

Bu yolu nasıl seçtiğimi bilmiyorum
Ama bunun iyi olmadığını biliyorum
Bunun için alışkanlıklarıma mola veriyorum
Bu gece

Tedavime sarılıyorum
Kapıyı sıkıca kapatıyorum
Ve yeniden nefes almaya çalışıyorum

Daha önce hiç acıtmadığı kadar
Çok acıtıyor
Tekrar geriye başka seçeneğim kalmadı

Savaşın her zaman arzu ettiği gibi
Yalnız olmak istemiyorum
Çünkü farkettim ki
Kafası karışık olan benim

Neyin uğrunda savaşmaya değeceğini bilmiyorum
Ya da neden çığlık atmak zorunda olduğumu
Neden kışkırttığımı bılmiyorum
Ve neden kast etmediğim şeyler söylediğimi

Bu yolu nasıl seçtiğimi bilmiyorum
Ama bunun iyi olmadığını biliyorum
Bunun için alışkanlıklarıma mola veriyorum
Bu gece

Duvarlara resmedeceğim onu
Çünkü hata yapan benim
Bir daha asla savaşmayacağım
Ve her şey böyle bitecek
Neyin uğrunda savaşmaya değeceğini bilmiyorum
Ya da neden çığlık atmak zorunda olduğumu
Neden kışkırttığımı bılmiyorum
Ve neden kast etmediğim şeyler söylediğimi

Bu yolu nasıl seçtiğimi bilmiyorum
Ama bunun iyi olmadığını biliyorum
Bunun için alışkanlıklarıma mola veriyorum
Bu gece ...


Tekrar teşekkür ederim Dream-chan, bu güzel çeviri için~ 

11 Ağustos 2010 Çarşamba

Kore wa kiji no imidesu ka? : Mitobouru!

Önce anlamını yazayım dfgsdfsdfg; Onun anlamı nedir? : Mitobouru!

     Bu soruyu en az 5 kişi sordu bana..."Mitobouru" ne demek? Evet, şimdi Mitobouru kelimesinin bana nereden geldiğini anlatıyorum. xD -konu bulamayıp, saçma sapan şeylerle blogunu doldurmak, doğru ya, benim blogumun adresinden size ne diymi ama-

Bu isim nereden geldi bana? 
Ablam Jeanne, Jen, Tenshi veya Konan diyelim (o.o'), neden taktığını bilmediğim halde bana köfte lakabını taktı.."Köfte"....  "Köfte".... "Köfte".... dedi bana ... o.o; Günler böyle geçerkene, bir gün blog açma kararı aldım. Blogumun adresine ne yazacağımı düşünürken lakabım aklıma geliverdi. Google çeviri'nin yardımıyla köfteyi japoncaya çevirdim. Evet, Mitobouru'nun anlamı, et topu veya köfte olarak geçiyor *-*
....
Ben bunu Mito-chan olarak kullanırsam, ne anlama gelir peki? o.o; Mitobouru et topu anlamına geliyor, öyleyse Mito et demek mi o.o 
....
Ne diyorum ben oruçlu oruçlu yaa xD Biri beni durdursun yauuu hihohihooyt *-*

Monokuro No Kiiiisu~

 
  Dün Dream-chan'ın bloguna baktım bayaa...O kadar güzel şarkı sözleri vardı ki...*-* Bende Kuroshitsuji'yi ilk izlediğim zamanlarda, ilk openinginin çevirisine bayılmıştım ve kaydetmiştim xD

Buyrunuz o güzel şarkı sözleri *-*

"O günden beri kim bilir kaç gece geçti tekrar tadabilmem için sevgiyi,
Unutur oldum nefes almayı bile, içine atladığım bağlılık denizinde.

Hoş bir sıcaklıktı hissettiğim son şey kalbimde, düşlerin esiri olmamdan önce,
Kendi rızamla sana teslim olduğum halde, iğrenç bir zafer öpücüğü veriyorsun bana zalimce.

N'olur beni terketme, anla artık, muhtacım şevkatine,
Artık ne dersen de, kandıramazsın beni sözlerinle.

Elimden gelse sımsıkı sarılıp sana, son vermek isterdim hayatıma.
Gecenin karanlığı üzerime çökerken, anlıyorum ki dileğim gerçekleşmeyecek.
Ancak biliyorum ki yarın yepyeni bir gün doğacak.

Yumuşak, tutkulu, ürkek öpücüğünle,
Son defaymışcasına doldur hayatımı binbir renkle.

Ay ışığı son kez aydınlatıyor gecemizi..."

 

10 Ağustos 2010 Salı

Face Konuşması ~~

   Bugün ben, Chaita-chan ve Dream-chan facebook'ta güzel bir konuşma yaptık (!) Kuroshitsuji 1. op. videosuydu, bende "Ciel benimdir!" diye atladım ortaya, sonra zorla aldım Ciel'imi Dream-chan'dan, başlık parası istedi filan derken Chaita-chan girdi araya o.o Ki ben onun feysbuk'umda ekli olduğunu bile bilmiyordum ya neyse o.o Sonrası geldi işte konuşmanın...Konuşma bitince Dream-chan'la beraber konuşmayı bloglarımıza yazma kararı aldık.. Lafı uzatmıyorum ve size direk linki veriyorum!

 ( Tam olarak 131 yorum olduğu için çok üşendim o yüzden link veriyorum dfasdfasdfasdf )

Konuşma~
      "Bloğuna yapacağın ilk kaydının ne olacağı hakkında bir kayıt yap!"

     Bu benim ilk kaydım olacak tanıtımdan sonra. Tanıtım olduğu için onu saymadım yada şöylede söyleyebiliriz tanıtımı adamdan saymıyorum. *saçmalama taymuuu* İlk kaydımın konusunun ne olacağına karar veremedim bir türlü. Önce blogumun amacını düşündüm, yazılarım, cosplaylerim ve yaşadıklarım hakkında bir blog. O zaman bunlarla ilgili bir şey olmalı. Ama hangisiyle? Cosplay mi, öylesine bir yazı mı, yoksa bugün yaşadığım şaçma sapan bir olay mı o.o; Böyle düşünceler içinde uykuya daldım. Uykumda bir ak sakallı dede bana dediki "Bloğuna yapacağın ilk kaydının ne olacağı hakkında bir kayıt yap!". Bende "Ooo ak sakallı amca sakalın kadar aklın varmış, aferin lan." dedim. Ak sakallı amcada eyvallah dedi, çıktı gitti rüyamdan. O, garip ve renkli ışınlarla gözümün önünde rüyamdan çıkarken dedim ki "Ak sakallı ama, dur! Msn'ini ver yazışırız dedim". Vermedi. "O zaman soyadını söyle feys'ten ekliyim" dedim, yine vermedi gıcık. Oracıkta uyandım bende. *bukızınciddensaçmalamataymugelmiş*


   Bu ilk kaydım olacak yazıyı yazarken, hala ne yazacağım konusunda kararsızım. Blogumun amacını düşünüyorum. Yazılarım, cosplaylerim ve yaşadıklarım hakkında bir blog bu. O zaman ilk kayıt bunlarla ilgili bir şey olmalı değil mi? Ama hangisiyle? Cosplay mi, öylesine bir yazımı yoksa bugün yaşadığım saçma sapan bir olayla mı? Bu düşünceler içinde salona gittim ,televizyonu açtım bir de baktım ki Teletabiler birbirlerine "Merhabaa!" diyor. Hepsi merhabalaştı sonra bana baktılar manalı manalı. Bende korktum, kafamı çevirdim. Ama nereden geldiğini anlayamadığım bir güç kafamı televizyona doğru çevirtti. Sonra bana bakmayı kestiler ve merhabalaştılar. Ben de dedim ki "Az önce merhaba dememiş miydin zaten?". Çok ilginç, sanki beni duyuyorlardı. Mavili olan, "Haklısın!" dedi, merhabasını geri almak mayetinde tekrar merhaba dedi. Ben de "Yürüyün gidin lan burdan" dedim. Sonra o sinir bozucu güneş geldi, onları aldı götürdü. Ben de çok sevindim tabisi.
  ......
   Şimdi düşündüm de, konudan konuya atlayıp, saçma hikayeler uydurmamalıyım. Yoksa bu kayıt +13'lük bir hal alacak. Hani yani, çocuklara zararlı o bakımdan dfghjfghj.
   ....
Ne yazacağımı düşünürken, uzun bir destan yazmış bulunmaktayım. Umarım bunları okuduktan sonra akli dengenizi yitirmessiniz sdfghasdfghj.
   .....
İyice saçmaladığımın farkındayım , tekrar başa dönmeden kaçayım ben *____*
(Not:Küçülten bölüm açayip derecede saçma olan, benim hayal ettiğim 2 dakikalık hikayelerden biridir, hoş ben zaten güzel hikaye yazamam bu yüzden okumamanızı tavsiye ediyorum ama eğer belki okumak istersiniz diye silmedim...Mantıklı....)

     Tonikakuu,  Jibun no ki o tsukete!